Alaçatı'da Neler Yapabilirsiniz ?
1) GÜNE GÜZEL BİR KAHVALTIYLA BAŞLAYIN
Furun isimli fırının poğaçaları, Agrilia ile Orta Kahve’nin enfes kahvaltı tabakları günün ilk tavsiyeleri arasında. Benim favori yerlerimden biri ise Çamlıgöl Kır Kahvesi (Tel: 0537 885 46 87). Eski İzmir yolundan Urla’ya giderken Birgi tabelasını görünce sola sapın. Bir göletin kenarındaki tesisin kahvaltısı enfes. Kendi yaptıkları reçeller masayı daha da zenginleştiriyor. Kahvenin sahibi oradaysa rica edin, size piyano çalsın. Bu ülkenin köylerinde de ne dehalar yetiştiğini görün. Kahvaltıdan arta kalan ekmekleri göletteki kazlarla paylaşın. Çığlıklarıyla size teşekkür etsinler.
Furun isimli fırının poğaçaları, Agrilia ile Orta Kahve’nin enfes kahvaltı tabakları günün ilk tavsiyeleri arasında. Benim favori yerlerimden biri ise Çamlıgöl Kır Kahvesi (Tel: 0537 885 46 87). Eski İzmir yolundan Urla’ya giderken Birgi tabelasını görünce sola sapın. Bir göletin kenarındaki tesisin kahvaltısı enfes. Kendi yaptıkları reçeller masayı daha da zenginleştiriyor. Kahvenin sahibi oradaysa rica edin, size piyano çalsın. Bu ülkenin köylerinde de ne dehalar yetiştiğini görün. Kahvaltıdan arta kalan ekmekleri göletteki kazlarla paylaşın. Çığlıklarıyla size teşekkür etsinler.
2) RÜZGAR SÖRFÜ YAPIN
Alaçatı rüzgar sörfü için dünyanın sayılı sahillerinden birine sahip. Çok iyi sörf okulları var. Burada rüzgarlı gün sayısı yılda 330 gün ile Türkiye ortalamasının çok üzerinde. Merkeze 4 kilometre uzaklıkta, Alaçatı yat limanının yanında, eni 500 boyu 330 metrelik sığ bir sahil var. Yüzme bilmeseniz bile bu alan rüzgar sörfü öğrenmek için ideal. Rüzgar sörfü kulüplerinin yer aldığı Yumru Koy’un iki ucu arasındaki uzaklık 1900 metreyi buluyor. Koyun üç tarafının karayla çevrili olması güvenle sörf yapma imkanı veriyor. Kasımın 15’ine kadar havalar uygun, daha soğuk zamanlarda sörf elbisesi giyerek Alaçatı’da aylarca bu keyfi yaşayabilirsiniz.
Alaçatı rüzgar sörfü için dünyanın sayılı sahillerinden birine sahip. Çok iyi sörf okulları var. Burada rüzgarlı gün sayısı yılda 330 gün ile Türkiye ortalamasının çok üzerinde. Merkeze 4 kilometre uzaklıkta, Alaçatı yat limanının yanında, eni 500 boyu 330 metrelik sığ bir sahil var. Yüzme bilmeseniz bile bu alan rüzgar sörfü öğrenmek için ideal. Rüzgar sörfü kulüplerinin yer aldığı Yumru Koy’un iki ucu arasındaki uzaklık 1900 metreyi buluyor. Koyun üç tarafının karayla çevrili olması güvenle sörf yapma imkanı veriyor. Kasımın 15’ine kadar havalar uygun, daha soğuk zamanlarda sörf elbisesi giyerek Alaçatı’da aylarca bu keyfi yaşayabilirsiniz.
3) ALAÇATI SOKAKLARINI KEŞFEDİN
Kemalpaşa, Hacı Memiş mahalleleri, sokaklarında kaybolmayı tercih eden gezginlerle birbirinden ilginç sırları paylaşıyor. Sıra dışı dükkanlar keşifleri daha da renkli hale getiriyor. Hacı Memiş tarafında çok güzel antika ve dekoratif malzeme satan mağazalar açılmış. Alaçatı’nın yerlileri gündelik yaşamını sürdürdüğü için sokaklarda yürürken kendinizi tamamen turistlerin istila ettiği bir yerde hissetmiyorsunuz. Dilerseniz köy kahvelerinde yaşama şahitlik edin. Orta Kahve, Köşe Kahve ve 15 Eylül Kıraathanesi benim en sevdiklerim arasında. Daha otantik bir yer istiyorsanız Hacı Memiş’teki Dutlu Kahve’ye uğrayın.
Kemalpaşa, Hacı Memiş mahalleleri, sokaklarında kaybolmayı tercih eden gezginlerle birbirinden ilginç sırları paylaşıyor. Sıra dışı dükkanlar keşifleri daha da renkli hale getiriyor. Hacı Memiş tarafında çok güzel antika ve dekoratif malzeme satan mağazalar açılmış. Alaçatı’nın yerlileri gündelik yaşamını sürdürdüğü için sokaklarda yürürken kendinizi tamamen turistlerin istila ettiği bir yerde hissetmiyorsunuz. Dilerseniz köy kahvelerinde yaşama şahitlik edin. Orta Kahve, Köşe Kahve ve 15 Eylül Kıraathanesi benim en sevdiklerim arasında. Daha otantik bir yer istiyorsanız Hacı Memiş’teki Dutlu Kahve’ye uğrayın.
4) BİSİKLETLE ÇEVREYİ GEZİN
Alaçatı’nın ve Çeşme Yarımadası’nın çevresini pedal çevirerek keşfedebilirsiniz. İzmir Kalkınma Ajansı’nın desteğiyle bisiklet rotaları belirlenmiş. 6 kilometrelik “Yeşil Yol” en kolayı. Ovacık Parkuru orta zorlukta, 28 kilometre uzunluğunda. Bu rotayı yaparken Ovacık Kahvesi’nde soluklanabilir, Çakabey’e çıkıp manzarayı seyredebilirsiniz. Karaköy Parkuru terkedilmiş olan 300 yıllık bir köyde başlıyor, Zeytineli Köyü ve Mersin Koyu ile devam ediyor. 34 kilometrelik bu en zor rotada Port Alaçatı evlerini de görüyorsunuz. Port Alaçatı, basmakalıp mimari proje yapanların ders alması gereken bir örnek. Biraz Fort Lauderdale havası var. Ön taraftaki limana teknenizi bağlayıp, arka tarafa otomobilinizi park edebiliyorsunuz! Tek sorun tesisi daha da büyütmek istemeleri; bu sörfçülerin alanını daraltacak. Aklınızda olsun, bisikleti bazı otellerden kiralayabilir, parkur haritasını da alabilirsiniz. (www.bisikletlealacati.org.tr)
Alaçatı’nın ve Çeşme Yarımadası’nın çevresini pedal çevirerek keşfedebilirsiniz. İzmir Kalkınma Ajansı’nın desteğiyle bisiklet rotaları belirlenmiş. 6 kilometrelik “Yeşil Yol” en kolayı. Ovacık Parkuru orta zorlukta, 28 kilometre uzunluğunda. Bu rotayı yaparken Ovacık Kahvesi’nde soluklanabilir, Çakabey’e çıkıp manzarayı seyredebilirsiniz. Karaköy Parkuru terkedilmiş olan 300 yıllık bir köyde başlıyor, Zeytineli Köyü ve Mersin Koyu ile devam ediyor. 34 kilometrelik bu en zor rotada Port Alaçatı evlerini de görüyorsunuz. Port Alaçatı, basmakalıp mimari proje yapanların ders alması gereken bir örnek. Biraz Fort Lauderdale havası var. Ön taraftaki limana teknenizi bağlayıp, arka tarafa otomobilinizi park edebiliyorsunuz! Tek sorun tesisi daha da büyütmek istemeleri; bu sörfçülerin alanını daraltacak. Aklınızda olsun, bisikleti bazı otellerden kiralayabilir, parkur haritasını da alabilirsiniz. (www.bisikletlealacati.org.tr)
5) KIŞ BOYUNCA GÜNÜBİRLİK SAKIZ ADASI’NA GİDİN
Yıl boyunca feribotlar iki ülke arasında yolcu taşıyor. Pazarların kurulduğu günlerde çok sayıda Yunan akın halinde bizim topraklara geliyor. Schengen vizeniz varsa sabah feribotuyla Sakız Adası’na geçin. Yolculuk 45 dakika sürüyor. Benim adada en sevdiğim yer Vessa Köyü. Mardin’i andıran taş evlerin olduğu köydeki İanthe Hotel’de konaklamaktan büyük keyif aldım. Mesta Köyü de çok ilginç. Pyrgi (Bizdeki Birgi’de aynı isimden geliyor) kasabasının da meydanı ve dar geçitli sokakları çok güzel. Bilgi için tıklayın...
Yıl boyunca feribotlar iki ülke arasında yolcu taşıyor. Pazarların kurulduğu günlerde çok sayıda Yunan akın halinde bizim topraklara geliyor. Schengen vizeniz varsa sabah feribotuyla Sakız Adası’na geçin. Yolculuk 45 dakika sürüyor. Benim adada en sevdiğim yer Vessa Köyü. Mardin’i andıran taş evlerin olduğu köydeki İanthe Hotel’de konaklamaktan büyük keyif aldım. Mesta Köyü de çok ilginç. Pyrgi (Bizdeki Birgi’de aynı isimden geliyor) kasabasının da meydanı ve dar geçitli sokakları çok güzel. Bilgi için tıklayın...
6) AYAYORGİ’DE DENİZE GİRİN
Bölgenin en güzel koylarından Ayayorgi’deki gör-görül mekanı kulüpler çoktan kapandı ama Arif’in Yeri kasım ortasına kadar açık. Deniz suyu sıcaklığı geçen hafta 22 dereceydi. Öğleyin sardalyeyi salata eşliğinde yiyin, yanına da bir bira söyleyin, sonrası tam bir keyif, deniz ise en turkuvazından.Ayayorgi plajı için tıklayın...
Bölgenin en güzel koylarından Ayayorgi’deki gör-görül mekanı kulüpler çoktan kapandı ama Arif’in Yeri kasım ortasına kadar açık. Deniz suyu sıcaklığı geçen hafta 22 dereceydi. Öğleyin sardalyeyi salata eşliğinde yiyin, yanına da bir bira söyleyin, sonrası tam bir keyif, deniz ise en turkuvazından.Ayayorgi plajı için tıklayın...
7) YEREL PAZARLARDA ALIŞVERİŞ YAPIN
Cumartesi günü meyveden yerel dokumaya kadar değişik ürünleri bulabileceğiniz Alaçatı pazarı kuruluyor. Çeşme Yarımadası’nın her yerinden hatta Sakız Adası’ndan alışverişe geliyorlar. Köylüler bahçelerinde yetiştirdikleri meyve, sebze ve otları satıyor. Diğer pazarların günleri ise şöyle: Çeşmealtı (cuma), Urla (cumartesi), Çeşme (pazar) ve Ildırı (pazartesi). Benim en beğendiğim pazar Urla’ya sekiz kilometre mesafedeki Bademler’de. Pazarcılar kendi yetiştirdikleri ürünler dışında el maharetlerini ortaya koyan eserleri satıyor. Sıradan turistik eşyalardan sıkılanları Alaçatı’da yaratıcılığın ön planda olduğu dükkanlarda hoş sürprizler bekliyor.
Cumartesi günü meyveden yerel dokumaya kadar değişik ürünleri bulabileceğiniz Alaçatı pazarı kuruluyor. Çeşme Yarımadası’nın her yerinden hatta Sakız Adası’ndan alışverişe geliyorlar. Köylüler bahçelerinde yetiştirdikleri meyve, sebze ve otları satıyor. Diğer pazarların günleri ise şöyle: Çeşmealtı (cuma), Urla (cumartesi), Çeşme (pazar) ve Ildırı (pazartesi). Benim en beğendiğim pazar Urla’ya sekiz kilometre mesafedeki Bademler’de. Pazarcılar kendi yetiştirdikleri ürünler dışında el maharetlerini ortaya koyan eserleri satıyor. Sıradan turistik eşyalardan sıkılanları Alaçatı’da yaratıcılığın ön planda olduğu dükkanlarda hoş sürprizler bekliyor.
8) ERYTHRAİ’DE GÜNEŞİ BATIRIN
Bu sahiller eski kaynaklarda İyonya olarak geçiyor. Dilleri İyon’a dönmeyen Persler burada yaşayanlara Yunan deyince bizim dilimize de aynı kelime girmiş. Alaçatı tarihin sayfalarında ilk olarak İyon şehri Erythrai’nin sınırları içindeki bir yerleşim olarak görülüyor. Erythrai günümüzde Ildırı olarak geçiyor. Bekçi Hüseyin’i bulursanız rica edin, size şehrin tarihini ve önemini anlatsın. Sonra Akropol’e, ören yerinin en yüksek noktasına çıkın. Ege Denizi ve adalar manzarasıyla güneşi uğurlayın. Batı edebiyatını başlatan Homeros burası için “Güneşin en güzel battığı yer” demiş. Gün batımı öncesi ya da sonrasında Şirin Kafe’de gözleme yemeyi ihmal etmeyin. Adına layık bu mekan hafta sonu kahvaltıları için de ideal. Ildırı’ya giderken Ilıca, Paşa Limanı, Şifne ve Germiyan’dan geçeceksiniz. Germiyan’da salaş ama deniz ürünleri ve mezeleri çok lezzetli Ada Balık var.
Bu sahiller eski kaynaklarda İyonya olarak geçiyor. Dilleri İyon’a dönmeyen Persler burada yaşayanlara Yunan deyince bizim dilimize de aynı kelime girmiş. Alaçatı tarihin sayfalarında ilk olarak İyon şehri Erythrai’nin sınırları içindeki bir yerleşim olarak görülüyor. Erythrai günümüzde Ildırı olarak geçiyor. Bekçi Hüseyin’i bulursanız rica edin, size şehrin tarihini ve önemini anlatsın. Sonra Akropol’e, ören yerinin en yüksek noktasına çıkın. Ege Denizi ve adalar manzarasıyla güneşi uğurlayın. Batı edebiyatını başlatan Homeros burası için “Güneşin en güzel battığı yer” demiş. Gün batımı öncesi ya da sonrasında Şirin Kafe’de gözleme yemeyi ihmal etmeyin. Adına layık bu mekan hafta sonu kahvaltıları için de ideal. Ildırı’ya giderken Ilıca, Paşa Limanı, Şifne ve Germiyan’dan geçeceksiniz. Germiyan’da salaş ama deniz ürünleri ve mezeleri çok lezzetli Ada Balık var.
9) URLA’DA ŞARAP TADIMI YAPIN
Provence, Toskana, Rioja, Wein Strasse, Porto, Napa, Napier ve Valparaiso şarap tadımı yapmak için dünyanın farklı köşelerinde gittiğim yerler arasındaydı. Urla’daki üzüm bağlarını ve şarap üretim merkezlerini gördükten sonra oralara gitmeye hiç gerek olmadığını fark ettim. Reha ve Bilge Öğünlü, 15 yıl ABD Michigan’da yaşadıktan sonra Urla’da Urlice isimli şaraplarını üretmeye başlamış. İsterseniz tadım yapıyorsunuz, isterseniz önceden haber vermek kaydıyla akşam yemeğine gidiyorsunuz. Kışın 15 kişiye kadar yemek organizasyonu yapıyorlar. Eğer Reha Bey’i ikna ederseniz gitarı muhteşem. (www.urlice.com) Urla Şarapçılık’ın tesisleri ise muazzam. Açılalı 13 ay olmuş ama ilk sene uluslararası yarışmalarda 16 madalya almışlar. Misafirleri ağırlamak için yaptıkları odalar ve şarap tadım merkezi ise çok güzel tasarlanmış, yurtdışındaki işletmeler gerçekten yanlarında sıradan kalır. Tarihte şarabın ilk üretildiği yer olan Türkiye dünyanın üçüncü büyük üzüm yetiştiricisi ama şarap üretiminde dünyada 31’inci sırada. Birinci Dünya Savaşı öncesi sadece İzmir ile Çeşme arasında yılda 72 milyon litre şarap üretiliyormuş, şimdi tüm ülkedeki üretim 70 milyon litreyi ancak buluyor. Ben denediğim şaraplardan en çok Bornova misketini sevdim. Tarihin babası sayılan Bodrumlu Heredot “Ben çok misket tattım ama Bornova misketi gibisini tatmadım” demiş. Unutmayın Boğazkere üzümlerinin son hasatı 25 Ekim’de. (www.urlasarapcilik.com.tr) Urla’da yemeklerini çok beğendiğim yerler ise Beğendik Abi (Tel: 0232 754 20 71) ve sahildeki Yengeç. İlki müşterilerine yemekleri nasıl bulduklarını soruyormuş, aldıkları cevabı restoranlarına isim yapmışlar. Beğendik Abi’de zeytinyağlının onlarca çeşidi önünüze geliyor.
Provence, Toskana, Rioja, Wein Strasse, Porto, Napa, Napier ve Valparaiso şarap tadımı yapmak için dünyanın farklı köşelerinde gittiğim yerler arasındaydı. Urla’daki üzüm bağlarını ve şarap üretim merkezlerini gördükten sonra oralara gitmeye hiç gerek olmadığını fark ettim. Reha ve Bilge Öğünlü, 15 yıl ABD Michigan’da yaşadıktan sonra Urla’da Urlice isimli şaraplarını üretmeye başlamış. İsterseniz tadım yapıyorsunuz, isterseniz önceden haber vermek kaydıyla akşam yemeğine gidiyorsunuz. Kışın 15 kişiye kadar yemek organizasyonu yapıyorlar. Eğer Reha Bey’i ikna ederseniz gitarı muhteşem. (www.urlice.com) Urla Şarapçılık’ın tesisleri ise muazzam. Açılalı 13 ay olmuş ama ilk sene uluslararası yarışmalarda 16 madalya almışlar. Misafirleri ağırlamak için yaptıkları odalar ve şarap tadım merkezi ise çok güzel tasarlanmış, yurtdışındaki işletmeler gerçekten yanlarında sıradan kalır. Tarihte şarabın ilk üretildiği yer olan Türkiye dünyanın üçüncü büyük üzüm yetiştiricisi ama şarap üretiminde dünyada 31’inci sırada. Birinci Dünya Savaşı öncesi sadece İzmir ile Çeşme arasında yılda 72 milyon litre şarap üretiliyormuş, şimdi tüm ülkedeki üretim 70 milyon litreyi ancak buluyor. Ben denediğim şaraplardan en çok Bornova misketini sevdim. Tarihin babası sayılan Bodrumlu Heredot “Ben çok misket tattım ama Bornova misketi gibisini tatmadım” demiş. Unutmayın Boğazkere üzümlerinin son hasatı 25 Ekim’de. (www.urlasarapcilik.com.tr) Urla’da yemeklerini çok beğendiğim yerler ise Beğendik Abi (Tel: 0232 754 20 71) ve sahildeki Yengeç. İlki müşterilerine yemekleri nasıl bulduklarını soruyormuş, aldıkları cevabı restoranlarına isim yapmışlar. Beğendik Abi’de zeytinyağlının onlarca çeşidi önünüze geliyor.
10) UZBAŞ ARBORETUM’U ZİYARET EDİN
1800 dönümlük bu çiftlik doğanın ortasında bir cennet. Kendi özel koyu bile var. Urla Şarapçılık’ın devamında yer alıyor. 250 bin palmiyeyle Avrupa’nın en büyük palmiye plantasyonu. Bazı bitki türlerinin Anadolu’daki ilk üretimi yapılıyor. Bahçesinde hiç görmediğiniz tarzda bitkiler var. Sahibi Can Ortabaş’ı ülkeye kazandırdığı böyle bir değerden dolayı kutlamak lazım. Tarım ve şarap turizmi Türkiye için çok önemli, bunlara daha fazla yatırım yapıldığı takdirde yazlık yörelerde sezonu daha da uzatmak mümkün.
1800 dönümlük bu çiftlik doğanın ortasında bir cennet. Kendi özel koyu bile var. Urla Şarapçılık’ın devamında yer alıyor. 250 bin palmiyeyle Avrupa’nın en büyük palmiye plantasyonu. Bazı bitki türlerinin Anadolu’daki ilk üretimi yapılıyor. Bahçesinde hiç görmediğiniz tarzda bitkiler var. Sahibi Can Ortabaş’ı ülkeye kazandırdığı böyle bir değerden dolayı kutlamak lazım. Tarım ve şarap turizmi Türkiye için çok önemli, bunlara daha fazla yatırım yapıldığı takdirde yazlık yörelerde sezonu daha da uzatmak mümkün.
11) RESTORANLARDA LEZZET AVINA ÇIKIN
Alaçatı’da yıl boyunca açık olan çok sayıda restoran ve kafe var. Asma Yaprağı benim favorilerim arasında. Ev yemekleri muhteşem, özellikle ikinci katına çıkıp o güzel atmosferde yemeklerin tadına bakın. Agrilia, Tuval, Bu’ra, Barbun, İmren, Ferdi Baba, Kaptanın Yeri ve Avrasya Alaçatı’daki diğer gözdelerim arasında.
Alaçatı’da yıl boyunca açık olan çok sayıda restoran ve kafe var. Asma Yaprağı benim favorilerim arasında. Ev yemekleri muhteşem, özellikle ikinci katına çıkıp o güzel atmosferde yemeklerin tadına bakın. Agrilia, Tuval, Bu’ra, Barbun, İmren, Ferdi Baba, Kaptanın Yeri ve Avrasya Alaçatı’daki diğer gözdelerim arasında.








